Wikileaks uzunca bir süredir merakla beklenen ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait belgeleri dün gece yayımladı. Belgeler, 2004 yılından bu yılın Mart ayına kadar
Wikileaks uzunca bir süredir merakla beklenen ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait belgeleri dün gece yayımladı. Belgeler, 2004 yılından bu yılın Mart ayına kadar yapılan 250 bin adet diplomatik gizli yazışmayı içeriyor. En çok belge gönderenler sıralamasında Washington'ın ardından Ankara ikinci sırada. Belgelerden Türk Dış Politikasına ilişkin notlar; -Erdoğan'ın füze kalkanı şüphesi Wikileaks belgelerinde ABD’nin Ankara eski Büyükelçisi James Jeffrey’in Washington’a yazdığı bir bilgi notunda, füze savunma sistemi konusundaki yorumlarında, Türk politikacıların bu sistemi kendi kamuoylarına anlatabilmek için, “NATO ile bağlamaya ihtiyaç duyduklarına” dikkat çekti. ABD Büyükelçisi, “Şimdi top Türk sivil yetkililerde. Onlar, siyasi olarak ‘ne kadar NATO’ koyulacağına karar verecekler” ifadesini kullandı. Jeffrey’in şu tespiti de ilginç: “Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin bu füze sistemine katılımının, ileride bir İran saldırısına karşı İsrail’e savunma sağlamasından endişeli...” -Erdoğan ile Netanyahu'yu buluşturma çabası Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns ile bu yılın başında, Şubat ayında yaptığı görüşmede, İsrail’le yaşanan gerilime rağmen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, İsrailli meslektaşı ile bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sinirlioğlu Burns’e, “Dışişleri Bakanlığı, iki Başbakan (Erdoğan ve Netanyahu) arasında uluslararası toplantılar çerçevesinde bir görüşme ayarlama imkanlarını araştırıyor” dedi. -Kongre sıkıntısı ABD belgelerinde Jeffrey’in yazdığı bilgi notlarında, ABD Kongresi’nin Türkiye’ye silah satışında sıkıntı yaratabileceği uyarıları da bulunuyor. Jeffrey, PKK’yla mücadelede Türkiye’nin ABD’den, silah yüklü insansız hava araçları istediğini (armed reapers) hatırlatarak, “Ancak, silahlı “reaper”lar konusu, Kongre’deki endişeler nedeniyle biraz sıkıntı. Bunu Türklere anlattık. Ancak bu sıkıntı aşılabilse bile, bu sistemlerin Türkiye’ye teslimatı uzun bir süreç gerektiriyor” ifadesini kullandı. -Tayvan’ın helikopterleri Türkiye’ye verilebilir Yine PKK’yla mücadele konusunda Türkiye’nin ABD’den acilen askeri helikopter istediğini de hatırlatan Jeffrey, “Bu konuda Savunma Bakanı (Türkiye’ye) herhangi bir söz vermemeli. Ancak bununla birlikte, şu anda Apache helikopterleri satın alan Tayvan’ı, kendisine ait AH-1W helikopterleri Türkiye’ye satması ya da kiralaması konusunda ikna edip edemeyeceğimizi araştırmalıyız” dedi. -ABD, Karabağ’ı ön şart olarak görmüyor Jeffrey’in bilgi notunda öne çıkan bir başka unsur, Türkiye ile ABD’nin Ermenistan’la ilişkiler konusundaki zıt bakışını ortaya koyuyor. Türkiye, Ermenistan’la ilişkilerin geliştirilmesini, Dağlık Karabağ sorununda gelişmeye bağlıyor. Jeffrey de Gates’e yazdığı bilgi notunda bu durumun altını çiziyor. Ancak nota koyduğu kendi yorumunda şunu özellikle ifade ediyor: “Türk hükümeti Ermenistan’la imzalanan protokollerin uygulanmasında, Ermenistan güçlerinin Karabağ etrafındaki bölgeden çekilmesini bir ön şart olarak ortaya koyuyor. Ancak bu unsur protokollerde yer alıyor ve ABD de (Türkiye’nin) bu pozisyonunu desteklemiyor...” -“Komşularla sıfır problem” politikası sonuç getirmedi ABD Büyükelçisi Jeffrey, yazdığı bilgi notlarında, Türkiye’nin izlediği “komşularla sıfır sorun” politikasına da değiniyor. Bu konudaki yorumuna, “bu yaklaşım alkışlanmaya değer olsa da” cümlesiyle başlayan Jeffrey, uygulamada çok az başarı sağladığına dikkat çekiyor ve bunları şöyle sıralıyor: “Kıbrıs hala bölünmüş durumda. Yunanistan ile Ege’deki gerginlik hala devam ediyor. Ermenistan’la imzalanan protokoller Türkiye’nin Karabağ endişeleri nedeniyle hala onaylanmadı. Irak’ta istikrarsızlık ve Kürt Bölgesel Hükümeti’nin PKK’ye karşı daha fazla adım atmak konusundaki isteksizliği Türkiye’nin yapıcı Irak politikasının sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri ortaya çıkarıyor. Suriye ile yakınlaşma hala bu ülkenin İran’dan kendini ayırmasını sağlayamadı.” -“Türklerin Rolls Royce hırsları, ancak Rover kaynakları var” Jeffrey, Türkiye’nin izlediği dış politikadan bahsederken, otomobilleri kullandığı bir benzetme yapıyor. “Rolls Royce hırslarına karşılık, Rover kapasiteleri eyleme geçme konusunda sıkıntı yarattığında Türkler, bir mazlum bularak hile yapıyorlar; Siladjcic (Bosna), Meşal (Hamas) ya da Ahmedinejad buluyorlar, onlar da Türkilerin kendi davalarını üstlenmesinden memnun oluyorlar. Türkler, Batı’nın pozisyonlarını bu kendi adamları lehinde revize etmesi konusunda çaba harcıyorlar.” -Türkiye-Suriye ilişkileri Jeffrey, Türkiye’nin Suriye ile izlediği yakınlaşma politikası konusunda da yorumlarda bulunuyor Washington’a gönderdiği bilgi notlarında. Suriye ile imzalanan onlarca anlaşmayı ise, “telefon defteri değerinde anlaşmalar” olarak nitelendiriyor. ABD Büyükelçisi aynen şu ifadeyi kullanıyor. “Eğer Türkler, Suriye’yi İran’dan ayırmak konusundaki isteklerinde ciddilerse, bu konuda telefon defteri değerinde tartışmalı protokoller imzalamak yerine, gerçek başarılar elde etmeye başlamaları halinde, bu hepimizin çıkarına olur...” -ABD’nin Kürt açılımına bakışı Jeffrey, ABD Savunma Bakanı Gates’in Türkiye’ye yapacağı ziyaret öncesinde Washington’a gönderdiği bilgi notunda da, pek çok güncel konu üzerinde görüşlerini iletti. Bunlardan en dikkat çekeni, Jeffrey’in Kürt açılımı konusundaki tespitleri. ABD eski Büyükelçisi, Kürt açılımını, “ortaya yeterince geliştirilmeden atılmış bir proje” olarak nitelendirip, “yavaş işlediğini” vurguluyor Jeffrey, “Büyükelçiliğimiz, bizim verdiğimiz istihbarat desteğiyle PKK’ya karşı kazanılan askeri başarının, sivillere bu açılımı yapmak, Mesut Barzani ve diğer Kürtler ile doğrudan ilişki kurmak için siyasi alan yarattığına inanıyor” ifadesini kullandı. Jeffrey’in bu konudaki şu ifadesi de ilginç: “Türk liderler, bizden ve kendi deneyimlerinden, tam bir hükümet yaklaşımının PKK isyanına karşı başarı sağlayacağını öğrendiler...”
|