Güncel Haberler, güncel haber, gündem
oku, Günlük haber, haberler, haber, haber izle canli, canli haber
izle, haber videolari izle, politika haberleri, ekonomi haberleri,
siyasi haberler, Son dakika haberleri, sok haberler, sok edici
haberler, spor haberleri, spor haber, spor haberi, guncel spor
haberleri, spor haberlerini izle canli, cinayet haberleri, turkiye
haberleri, avrupa haberleri, dunyadan haberler, Son haberler, en son
haber, ilginc haberler, guncel haber sitesi, guncel haberler, guncel
haber oku, guncel haber izle, haber vitrini, guncel haber ozeti,
haber ozetleri, spor finans haberleri, kültür sanat haberleri,
magazin MAGAZİN MAGAZIN yeni güncel haberler, son dakika magazin
haberleri, magazin, bilim, teknoloji haberleri, yeni teknolojiler,
yeni teknoloji haberleri, yeni teknolojilerden haber,
www.sevgidiyari.com 'da
ERDOĞAN'DAN NATO'YA: LİBYA'DA NE İŞİN VAR!
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan Libya'daki olaylar karşısında ülkeye yapılan yaptırımların kaygı
verici olduğunu belirtirken NATO'nun Libya'da ne işi var dedi.
Başbakan Erdoğan Almanya,
Hannover'da Türk-Alman Ekonomi Kongresi'nde konuştu. Başbakan Erdoğan
konuşmasında, Ortadoğu'da yaşanan olayları değerlendirdi ve AB'ye sert
şekilde göndermelerde bulundu. Almanya'da bulunan Başbakan Erdoğan,
Hannover’de Türk-Alman Ekonomi Kongresi'nde konuşma yaptı. Konuşmasında
Türkiye ve Almanya arasında ki işbirliği ve iki ülkenin ilişkilerinin
önemin değinen Erdoğan, AB sürecinde en büyük desteği Almanya'dan
beklendiğini belirtti. Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri de değerlendiren
Başbakan Erdoğan, AB'ye sert biçimde göndermeler de bulunarak şunları
söyledi ;ALMANYA İLE İLİŞKİLERİMİZ DERİNDİRArtık
sadece, burada Almanya'nın daveti üzere başlayan süreçten 50 yıllık bir
süreci yaşamış oluyoruz, şuanda 50'nci yıldayız bu 50'nci yılı
artılarıyla, eskileriyle yaşıyoruz. CeBİT 11'i de bir yerde kutlama
olarak kabul edebiliriz fakat bizim dayanışmamız yeni değil bizi
birbirimize yakınlaştıran faktör 60'lardan sonra buraya gelen
işçilerimiz değil burada ki işadamlarımız, çocuklarımız bunlar tabi ki
ilişkiler noktasında kilit rol oynuyorlar. Türkiye ile Almanya'nın
yolları tarihte bir çok kez kesişti, Türkiye ile Almanya'nın ilişkileri
sadece burada ki vatandaşlarımız boyutu ile ele alınamaz böyle bir
değerlendirme eksik olur hepsinden öte haksızlık olur. Aynı şekilde
Türkiye, Almanya ilişkilerinin gündelik politikalarla ele alınması da
doğru değil, biz her zaman ülkelerin ve liderlerin daha geniş bir bakış
açışı ile bakmaları konusunda samimi olduk.LİDERLER KALICI DEĞİLDİRLiderler
hiç bir zaman kalıcı değildir hepsi gelip geçicidir, bende kalıcı
değilim Almanya'da ki liderlerde kalıcı değil ama halklar arasında ki
dayanışma, bütünleşme o asırlara devam edecek kalıcılığa sahiptir. 50
Yıl içerisinde sadece bizim burada ki yaşayan vatandaşlarımızın
gördükleri nice liderler oldu onlara oy verdiler ama oy verme hakkını
elde edemeyenlerde var ayrı mesele, durum böyle olduğuna göre öyle ise
liderlerin birbirleriyle sürtüşmesi asla olamaz olmamalı. Bazı Ortadoğu
ve Kuzey Afrika ülkelerinde yoğun halk hareketlerine şahit oluyoruz
meydanı dolduran yüz binler demokrasi diye haykırıyor, kendini yakan
gençleri görüyorsunuz adeta intihar komandoları, Türkiye'nin bu
bölgelerle tarihi ve kültürel bağları var bu ülkelerin halklarının
taleplerini çok iyi anlıyoruz. Türkiye son derece ilkeli, tutarlı
şekilde insan haklarından yana tavır alırken üzülerek söylemem gerekir
ki Avrupa'dan bu konuda güçlü ve tek denebilecek bir ses duyulmadı.NATO'NUN NE İŞİ VAR LİBYA'DA?..Libya'da
ki olaylar esnasında yaptırımlar uygulanmasını kaygı verici buluyoruz
yönetimlerin yanlışları halklara ödetilmemeli. Libya halkını
cezalandıracak her türlü yaptırım kabul edilemez ve kalıcı sıkıntılara
yol olur. NATO'nun ne işi var Libya'da NATO mensubu olduğu ülkelerden
birine müdahale yapılması halinde böyle bir şeyi gündeme getirebilir.
Biz Türkiye olarak bunun karşısındayız dedik biz Tunus'u görüyoruz,
Mısır Mısırlılarındır diyoruz, Yemen Yemenlilerindir, Libya
Libyalılarındır, Fas Faslılarındır, kendi mütekkaretlarını o ülkenin
halkları belirlemeli kimse değil. Kimse kalkıpta o ülkelerde ki petrol
kuyularının hesaplarını yapmasın. Bunun bedeli çok ağır olur bu nokta da
çok dikkatli hareket edilmesi gerekir, bizim 30 bin vatandaşımız
oradaydı bize bazıları akıl veriyor niçin siz Kaddafi'ye yönelik bir şey
söylemiyorsunuz diye. Biz kabile idare etmiyoruz biz 74 milyonluk
Türkiye'yi idare ediyoruz dolayısı ile benim orada ki 30 bin
vatandaşımdan bir tanesinin ölümünün faturasını bedelini ben nasıl
ödeyeceğim nitekim Trabzonlu Yunus Emre orada öldürüldü o geri
gelebilecek mi ağlayan annesinin babasının gözyaşlarını kim dindirecek
bu Yunus Emre'lerin sayısı artabilirdi ama biz Kaddafi ile de görüştük
muhalefet ile de görüştük.TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ AB İÇİN BÜYÜKTÜRTekrar
Libya'ya dönmeyi düşünüyor musunuz? Evet düşünüyoruz Libya şuanda
Kaddafi ile bölünmüş durumda ama bizim gönlümüz şundan yana Libya tekrar
birlik içinde olsun iri olsun diri olsun biz meselelere çıkar odaklı
bakamayız bizim bakış açımız insan odaklı olmalıdır. Yaşanan son olaylar
elbette uzun süre tartışılacaktır ama en önemlisi AB yaşanan olaylar
karşısında ki tavrını sorgulamak bir özeleştiri yapmak durumunda
kalacaktır ve kalmalıdır. AB demokrasi, insan hakları ve özgürlükler
üzerine bina edilmiştir artık AB bir Avrupa topluluğu değildir siyasi ve
sosyal bir birliktir. Bundan sonra da evrensel değerleri savunmak
durumundadır Türkiye'nin önemi ve AB için önemi artık daha net ortaya
çıkmıştır. Bir gerçekte şudur Türkiye'nin ekonomik gücü 2008 yılında
çıkan krizi en az yara ile atlatan ülkeler arasında Türkiye'de geliyor.
2009 sonundan itibaren en yüksek büyüme sürecine girdik henüz resmi
rakamlar açıklanmamasına rağmen 2010 yılında Türk ekonomisinin yüzde 8
seviyesinde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. AB tanımlı borç stoku 2002
yılında yüzde 74 seviyesindeyken biz bunu 2009 sonunda yüzde 45'lere
çekmiş bulunmaktayız. 2010 sonu içinde tahminimiz yüzde 42 olduğu
yönünde bu oranlar Avrupa'da ki bir çok ülkeden daha iyi olduğumuzu
gösteriyor.EN BÜYÜK DESTEĞİ ALMANYA'DAN BEKLİYORUZHükümet
olarak görevimiz özel sektörümüzün daha fazla üretmesini ve küresel
rekabetini arttıracak adımların atılmasıdır. Küresel mali kriz nedeni
ile bir çok ülkede yaşanan ciddi daralmaya rağmen Türkiye'ye son dönemde
57 milyar dolara yakın yatırım girmiş bulunuyor. Özellikle Alman
dostlarımızı Türkiye'de daha çok yatırım yapmaya davet ediyoruz, Türkiye
istikrarlı şekilde büyüyen ekonomisi ile artık çok farklı bir yerde
duruyor. Şunu açık söylemek durumundayım AB içinde Türkiye'nin üyeliğini
en fazla desteklemesi gereken ülke olarak biz Almanya'yı görüyoruz
Almanya'dan biz böyle bir yaklaşım bekliyoruz, birliğin kilit
ülkelerinden biri olan Almanya'nın bu konuda sergileyeceği tutum diğer
ülkelere de örnek sergileyecektir Türkiye'nin AB'ye neler
kazandırabileceğini en iyi Almanya anlatabilecektir.ALMANYA İLE ÖNEMLİ TİCARET İLİŞKİLERİKatılım
öncesinde AB ile Gümrük Birliği ilişkisi tesis etmiş tek ülke biziz. 15
Yılı aşkın süredir biz bunu iyi şekilde götürüyoruz AB üyesi olmadan
hiç bir ülke bunu yapamıyordu ama biz olduk ama halen kapıda bekletilen
ülke Türkiye, AB'nin ortak ticaretini benimseyen ülke yine Türkiye'dir.
AB'nin tercihlik gümrük rejimlerini süratle benimsiyoruz, zaman zaman
yaşanan sıkıntılara rağmen AB'nin 3. ülkelerle tercih ettiği serbest
ticaret anlaşmaları akdediyoruz. Bizim Almanya'dan beklentilerimiz var
olandan daha fazladır. Alman işadamı dostlarımızın bu noktada
desteklerini devam ettirmelerini özellikle rica ediyorum, Almanya'da
yaşayan Türk işadamlarının Almanya ekonomisine kattıkları katkıdan
dolayı gurur duyuyoruz bugün tahmini rakamlarla 77 bine yakın Türk
işyeri bulunuyor Almanya'da ikili ticaret hacmimiz 29 milyar dolar
olarak gerçekleşti. Bu rakam küresel ekonominin tüm dünyasını etkisi
aldığı zaman yüzde 20 artışa işaret ediyor ki bunu da biz bir artı
olarak görüyoruz. Türkiye'de faaliyet gösteren önde gelen Alman
firmaların bir yandan Türkiye'de ki çeşitli fiyat avantajlarından
yararlanarak kârlarını arttırırken Türkiye bugün 74 milyona ulaşan genç
ve demokrat nüfusu ve 3 kıtanın ortasında yer alan son derece elverişli
olan yatırımcılar için önemli imkânlar sunuyor.DEMOKRATİK VE LAİKLİĞİN EN BÜYÜK TEMİNATI BİZİZ16
Nisan 1985 tarihinde imzalanan Türkiye- Almanya çifte vergi ödenmemesi
anlaşmasının 2010 yılında tekrar gözden geçirilmesinden mutluluk duyuyor
ve kısa sürede imzaların atılmasını temenni ediyoruz. Karşılıklı
yatırım ve ticari ilişkilerin gelişmesinin de önemi büyüktür, aynı
şekilde ülkemizde ikamet eden on binlerce Alman vatandaşı bulunuyor.
Küresel krize rağmen turist sayısını arttıran Türkiye daha fazla Alman
vatandaşını ağırlamaktan mutluluk duyacaktır. Alman dostlarımıza bir şey
söylemek istiyorum. Türkiye'de inanç hürriyetine saygı duyulmadığına
yönelik bazı propagandalar yapılıyor bunlar bizim kulağımıza geliyor ve
bizi üzüyor ben burada somut örnekler vereceğim, Türkiye'de Patrikhane
vardı Patrik Sensinot Meclisi'nin üyeleri tarafından seçilir ve bu
Meclisin üyelerinin Türkiye vatandaşı olmaları gerekmekteydi ve son
seçimde üyeler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oluşmuyordu ben bunu
Karamannis'e söyledim bunu düzeltelim bu yanlış dedim sonra Papandreou
döneminde yine ben kendilerine bunu anlattım dedim ki müracaat etsinler
bunları vatandaş yapalım hiç olmazsa Lozan'a uysun bunun üzerine
müracaat yaptılar ve Türkiye vatandaşı yaptık bunu niye söylüyorum aynı
şeyin karşılığını biz Batı Trakya'da alamadık seçilmiş olan mütfüleri
halen Yunanistan kabullenmiyor, Müslümanların dini liderini o ülkenin
lideri memuru gibi atayabilir mi onu Müslümanlar yapabilir bunun sözünü
vermelerine rağmen halen yerine getirmediler.Şuanda bir yetimhane Rum
Patrikhane'sine verildi bu ikincisi üçüncüsü ise Almanların bana
söylediği bir husus Tarsus'ta bizim bir kilisemiz var yılda bir kere
burada gelip ayin yapmak isteriz dediler. Ben Kültür ve Turizm Bakan’ıma
talimatı verdim ve orada şimdi gelip ayin yapabiliyorlar etti üç.
Dördüncü ise Sümela Manastırı bu Manastır'da on yıllardır ayin
yapılmazdı Patrikhane bizden talepte bulundu bir çok istihbaratımız
yaptırmayalım dediler ama hayır yapacaklar dedik ve ayinlerini yaptılar.
Beşincisi Van Gölü'nde Akdamar Ermeni Ortodoks Kilise’si var yıkılmak
üzereydi biz bunu devletin kendi kasasından restorasyon yaptık ve
onlarda orada gidip belli sürelerde ayinlerini yapıyorlar normal olarak
Türkiye'de ki azınlıkların bulunduğu yerlerde ibadetlerini zaten
yapıyorlar çıksınlar bize desinler ki inanç hürriyetinde şurada bir
sıkıntı var AK Parti hükümeti döneminde bunu diyemezler bunun en büyük
garantisi biziz.AVRUPA BİRLİĞİ O ZAMAN HRİSTİYAN BİRLİĞİ...Almanya'nın
vatandaşlarımıza yönelik uyguladığı vize rejimine şöyle bir dokunmak
istiyorum, bu sorunlara yol açıyor bunu sadece Almanya için söylemiyorum
AB geneli için söylüyorum AB'nin burada bize karşı ciddi yanlışı var.
Az önce burada unutulmuş veya farkında olunmamış olması gerek, geri
kabul anlaşması aslında imzalanmış değil müzarekereleri sonuçlandı fakat
müzakerelerde ne oldu diyalog süreci kabul edilmesi diye bir karar
çıktı biz zaten diyalog halindeyiz bizim derdimiz diyalog değil ki bizim
derdimiz vize muafiyetinin sağlanması. Brezilya'ya vize muafiyeti
vereceksiniz, Uruguay'a vereceksiniz yav bu ülkelerin AB ile neyi ortak?
Müzakere süreci içerisinde mi? Aynı coğrafyada mı? Ne ortak yanı var?
50 yıldır AB'nin içinde müzakere halinde olan Türkiye'ye vermeyeceksiniz
AB medeniyetler ittifakının birliği değil Hıristiyan Birliği’nin
merkezi olmayı düşünüyor o zaman ben bunu düşünürüm. Çıksınlar desinler
ki Türkiye'yi istemiyoruz başım gözüm üstüne birbirimizi oyalamayalım
birbirimize çalım atmayalım yani AB'nin müttesabatı belli penaltının
kuralları değişti sonradan yok arkadaş maç başlamış kural değişir mi
böyle şey olur mu ahde vefa denen bir şey var ki AB'nin en önemli şartı
bu hani nerde ahde vefa biz burada Almanya'dan çok şey bekliyoruz geçen
hafta Sarkozy'e de aynı şeyleri söyledim kalkıpta bir Güney Kıbrıs'a AB
üyeliği açıyorsunuz ve bu çiğnemektir ve ne diye alıyorsunuz Kıbrıs diye
bir ülke mi var? Kıbrıs diye bir ülke yok ki Kuzey Kıbrıs var Güney
Kıbrıs var sen sıkılmadan oraya Kıbrıs adasının bayrağını koyuyorsun.
Annan planı ne oldu referanduma götürüldü bize AB şunu söyledi
gittiğinde ; Kuzey'i siz kabullendirebilirseniz bizde Güney'e
çalışacağız dediler Kuzey'den yüzde 65 evet çıktı Güney hayır çıktı
Güney alındı Kuzey'e halen zulüm ediyorlar böyle adalet olur mu?Ben
siyaseti birazda gerçekten dürüstlük olarak algılıyorum dürüst temellere
siyaset dayanmıyorsa o ülkeler bunun bedelini er yada geç öderler ben
Almanya'nın bu sorunlara yönelik adımlar atmasını ilişkilerimizin
seyrine yaraşır şekilde olacağını düşünüyorum. Arada ki sorunlar
aşıldıkça Türkiye ile Almanya'nın bugünkünden daha fazla işbirliği
yapacağına ben inanıyorum. İnanıyorum ki iki tarafından işadamları bu
gerçeklerden hareket ederek sosyal işbirliğini getirerek götürecektir'
dedi..
|