|
Fukusima Nükleer Santrali'nde Nükleer Erimesi |
Güncel Haberler, güncel haber, haberler, haber, hberler sayfasi, haberler sitesi, haber sayfasi, haber sitesi, gündem, günlük haberler, günluk haber, son dakika haberleri, son dakika haberi, flas haber, flash haber, sok edici haberler, sok haber, flas flas haber, flas haberler, flash haberler, en yeni haberler, en son haberler ...
EN KORKUNÇ SENARYO!
Japonya’daki şiddetli deprem
ve tsunaminin ardından Fukuşima Nükleer Santrali'nde nükleer erimenin
başladığı tahmin ediliyor. Nükleer erime devam ederse ortaya çıkacak
sonuç korkunç olacak.
Nasıl çalışıyor?
japonya’daki
Fukuşima Dayiçi Nükleer Santrali, BWR (Boiling Water Reactor) olarak
tabir edilen, kaynar sulu reaktör tipi. Bu tür reaktörlerde yaklaşık
yüzde 3 oranında zenginleştirilmiş uranyum dioksit (UO2) yakıtı
kullanılır.
Reaktördeki yakıt çubuklarının atom çekirdekleri
parçalanarak ısı elde edilir. “Soğutucu“ olarak adlandırılan hafif su,
belli bir oranda buharlaşır. Nem ayırıcı ve kurutuculardan geçen hafif
suyun taşıdığı enerji,
türbin jeneratör biriminde elektrik enerjisine dönüştürülür. Soğutulan
su yeniden reaktör merkezine (kalbine) iletilir ve süreç aynı şekilde
tekrarlanır.
Reaktör nasıl kontrol ediliyor?
Reaktörün
kontrol altına alınması ve kapatılmasında kullanılan kontrol çubukları,
kalp içerisinde düzgün bir ısı dağılımı sağlamakta kullanılan kalp içi
çevrim pompaları ve bir kaza durumunda reaktör kalbini soğutan acil
durum kalp soğutma sistemi, kaynar sulu reaktörlerin başlıca
bileşenleridir. Böyle bir reaktörün içinde çok sayıda boru hattı
bulunur.
Burada yakıt çubuklarındaki işlem kilit rolü oynar.
Zenginleştirilmiş uranyumun atom çekirdeğinin parçalanması sonucu ortaya
çıkan büyük enerji miktarı, suyun kaynaması için kullanılır. Bu esnada zengin enerji ihtiva eden nötronlar açığa çıkar. Bu nötronlar, diğer yakıt çubuklarında da nükleer tepkimeye yol açar.

Soğuma işlemi zaman alıyor
Bu
devirdaimi kontrol altına almak ya da durdurmak için yakıt çubuklarının
arasına “kontrol çubukları“ yerleştirilir. Bu kontrol çubukları, açığa
çıkan nötronları absorbe eder. Reaktör eğer devre dışı bırakılmak, yani
kapatılmak isteniyorsa da söz konusu kontrol çubuklarının aktif hale
getirilmesi gerekiyor. Böylece yeni atom çekirdeği parçalanmalarının
önüne geçilir. Reaktör soğumaya başlar. Ancak bu soğuma işlemi,
reaktörün kapasite ve enerji
üretim miktarına bağlı olarak belirli bir zaman alıyor. Soğumanın devam
edebilmesi için elektrikli pompalar vasıtasıyla su devirdaiminin devam
ettirilmesi gerekiyor.
Elektrik kesintisi durumundaysa durum
kritik hâl alıyor. Reaktördeki basınç ve sıcaklık artmaya devam ediyor.
Acil durum kalp soğutma sistemi devre dışı kalıyor. Eğer bu süreç
durdurulamazsa yüksek basınç ve aşırı ısınma nedeniyle nükleer yakıt
çubuklarının hasar görmesi, hatta tümüyle tahrip olması mümkün. İşte bu
tahrip sürecine “nükleer erime“ deniyor.
Reaktör patlarsa!..
Bu durumda yakıt
çubuklarının muhtevası, yani uranyum ve parçalanmayla ortaya çıkan
cesium gibi radyoaktif parçacıklar reaktörün kalbine sızıyor. Bu ise
reaktör içinde kontrol edilemeyecek nükleer patlamalar meydana gelme
tehlikesini de beraberinde getiriyor. Patlamalar, reaktör içindeki ısı
ve basıncın daha da artmasına yol açabiliyor. Bu süreç kontrolden
çıkarsa, o zaman reaktörde büyük bir patlama meydana gelmesi de
kaçınılmaz oluyor.
İşte 25 yıl önce Çernobil nükleer
santralindeki patlama da aynen bu şekilde meydana gelmişti . Böyle bir
patlamanın ardından reaktördeki tüm radyoaktif parçacıkların atmosfere
karışmasını önlemek artık imkansız hâle geliyor.
Ne çabuk unuttuk çernobil patlamasini Facianın eşiğine gelindi
Fukuşima nükleer
santralinde de benzer bir felaketin meydana gelmesi için hemen hemen tüm
koşullar gerçekleşmiş durumda. Depremin ardından elektrik kesintisi
meydana geldi. Dizel elektrik jeneratörleri de henüz çalıştırılamadı.
Kaldı ki, jeneratörler devreye girse bile çalışma süresi son derece
kısıtlı olacak.
Reaktör suyunun ısısı sürekli artıyor.
Buharlaşmaya başlayan su, reaktör içindeki basıncın da yükselmesine
neden oluyor. Vanalar açılarak hafif radyoaktif buharın bir bölümü
dışarı verilmeye çalışıldı ancak bunda sadece kısmen başarılı olundu.
Eğer nükleer erime gerçekleşir ve reaktörde patlama meydana gelirse,
bunun olumsuz sonuçları sadece japonya’yı etkilemekle kalmayacak; aynı zamanda tüm Pasifik bölgesi, büyük bir nükleer facianın eşiğine sürüklenecek.
|
Yorumlar |

|
|