Ana Sayfa  Sohbet  Video  Şarkı Sözleri  Sağlık  HikayeLer  Arama Site Map İletişim

Menü

   Ana Sayfa
   Sohbet Sitesi
   Chat KanaLı
   CanLı Sohbet Çet
   Video
 Ask HikayeLeri
 Bebek isimLeri ( Erkek )
 Bebek isimLeri ( Kiz )
 Bedava Chat
 Bedava FiLim izLe
 Biyografi
 Burçlar
 CanLi TeLevizyon izLe
 Cilt Bakimi
 CinseLik
 Dini isLam BöLümü
 Dizi izLe
 DuygusaL Müzik Video
 GeLinlik ResimLeri
 Gercek HikayeLer
 Gercek itirafLar
 GüzeL SözLer
 HaberLer Sayfasi
 Hava Durumu
 iL iL Türkiyemiz
 istanbuLu Ankarayi CanLi izLe
 Kadin SağLigi
 Komik Fikralar
 Komik ResimLer
 Komik VideoLar
 Komik Yazilar
 Korkunç Araba KazaLari
 Kürtçe Müzik Video
 Magazin HaberLeri
 Manken Resimleri
 Mp3 Video 2011 KLibLer
 Msn Messenger
 OyunLar Yaris Oyunu
 ProgramLar
 ResimLer
 Rüya TabirLeri
 SagLik YaSam
 Sarki SözLeri
 SiirLer GüzeL SiirLer
 SiirLi ResimLer
 Siteme Sohbet EkLe
 Sms Cep TeLefon SözLeri
 Sohbet Chat SiteLeri
 Spor HaberLeri
 TakimLar
 Video
 Video KLip izLe
 Yemek Tarifleri
 Örgü Çesitleri
    İletişim

 Üç AyLar Nedir Üç AyLar Ne Zaman BasLiyor 3 AyLarin FaziLetLeri

Okunma

456

Bu yıl mübarek üç aylar 3 Haziran 2011 Cuma günü başlayacak. Üç ay orucu tutmak isteyenlere duyurulur. Üç ayların sizler için hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.

Mübarek üç aylar hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz? Bu ayların önemi nereden geliyor. Peygamber efendimizin bu aylara özel yaptığı sünnetleri var mıdır? Biz bu mübarek aylarda neler yapmalıyız? Üç ayların fazileteri nelerdir? Bütün bu soruları kendinize soruyorsanız sizin için derlediğimiz bu yazımızda bu sorularınızın cevaplarını bulacağınızı sanıyoruz. Mübarek üçaylar tüm İslam alemi için hayırlara vesile olur temennisi ile yazımızı sunuyoruz:
Cenâb-ı Hakk (c.c.) biz mü’minler için rahmeti, feyiz ve bereketi bol olan günler ve aylar halketmiştir. Nasıl ki haftanın günleri arasında Cuma günü faziletli bir gün ise, “üç aylar” olarak bilinen Receb, Şaban ve Ramazan ayları da fazileti büyük, feyiz ve bereketi bol, mübarek aylardır. Zira Receb ayı girince Peygamberimiz (s.a.v.): “Allahım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl! Bizi Ramazan’a ulaştır!”(1) diye dua ederlerdi.

Bu ayların Müslümanlarca değerli addedilmesinin sebeplerinden birisi de Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu aylar hakkında verdiği haberlerdir. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz; “Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır.”(2) buyurmuştur.

Üç aylara kutsiyet kazandıran diğer bir önemli özellik beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içerisinde olmasıdır. Receb ayının ilk cuma gecesi Regâib kandilidir. İslâm âlimleri, Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu gecede Yüce Allah’ın manevi ikramlarına eriştiğini, bu sebeple şükür ve hacet için namaz kıldığını bildirmektedirler. Yine Receb ayının yirmi yedinci gecesi İslâm dünyasında Miraç kandili olarak kutlanır. Beş vakit namaz bu gecede farz kılınmış, bu gece nâzil olan Bakara sûresinin son âyetleri ile Müslümanların sıkıntılarının sona ereceği ve ümmet-i Muhammed’e Allah’a ortak koşmadıkları, tevhidden ayrılmadıkları takdirde Cennet’e girecekleri müjdelenmiştir. Ayrıca İsrâ suresinin bir bölümünde İslâmî emir ve yasakları özet olarak içeren âyetler de bu gecede indirilmiştir.

RECEB AYI

‘Receb’ kelimesi; herhangi bir şeyden korkmak, utanmak veya bir kimseyi heybetinden dolayı ululamak ve tazim etmek manalarına gelir.

Cahiliye devrinde Araplar, putları için bu ayda kurban keserlerdi. Araplar arasında mukaddes bilinen Receb ayı, haram aylardan (eşhuru’l-hurum) biridir. “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.”(3) Diğer üç haram ay ise, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem’dir. Receb ayı, birbirini takip eden bu üç aydan hemen sonra gelmediği ve yedinci sırada olduğu için “Recebü’l-ferd” adı da verilmiştir.

Haram aylarda harp etmek Araplar arasında yasak kabul edilmişti. Bunun sebebi, Mekkelilerin bu aylarda geçimlerini temin etmeleri ve Kâbe ziyaretçilerinin emniyetinin sağlanması idi.

Peygamberimiz (s.a.v.), Abdullah b. Cahş (r.a.) komutasında bir grup sahâbeyi Kureyş kervanından haber getirmesi amacıyla Nahle’ye göndermişti. Keşif gayesiyle sefere çıkılmasına rağmen bölükte bulunanlar, müşriklerin kendilerine yaptıkları kötülükleri hatırlayarak kervana saldırdılar. Kervandan iki kişiyi esir aldılar, bir kişiyi öldürdüler ve kervanı alıp Peygamberimiz’e getirdiler. Bu olayın gerçekleştiği gün Receb ayının son günü idi. Hâlbuki sahâbeler, Receb ayının bittiğini ve Şaban’a girildiğini sanıyorlardı. Müşrikler bu hadisenin, savaşmanın kesinlikle yasak olduğu Receb ayında meydana gelişini fırsat bilerek, “Muhammed, haram ayını helâl saydı.” tarzındaki ifadelerle Müslümanlar aleyhinde propagandaya başladılar. İşte bu olay üzerine Bakara sûresinin 217. âyeti nâzil oldu: “Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki; ‘O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, O’nu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır. Fitne ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, âhirette de boşa gitmiştir. Bunlar Cehennemliklerdir, orada ebedî kalacaklardır.”(4)

Bir âyet-i kerime meali:
(Allah’ın, gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram [hürmetli] olan aylardır) [Tevbe 36]

Resulullah efendimiz, Receb ayına çok değer verir ve “Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir” diye dua ederdi.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.) [İbni Cerir]

(Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.) [Taberani]

(Haram aylarda bir gün oruç tutup bir gün yemek çok faziletlidir.) [Ebu Davud]

(Receb ayında Allahü teâlâya çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]

(Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]

(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) [Gunye]

(Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevab verilir.) [Miftah-ül-cenne]

(Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Ya’la]

(Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İ. Asakir]

(Allahü teâlâ Receb ayında hasenatı kat kat eder. Bu ayda bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün tutana Cennetin 8 kapısı açılır. 10 gün tutana, Allahü teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların af oldu” der. Receb’de Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi. O da, Receb ayını oruçlu geçirip oradakilere oruç tutmalarını emretti.) [Taberani]

(Receb’de, takva üzere oruç tutana, oruç tutulan günler dile gelip, “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler.) [Ebu Muhammed]

Recebin ilk Cuma gecesine Regaib gecesi denir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Regaib, ihsanlar, ikramlar demektir. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Regaib gecesi yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir.

ŞABAN AYI

Şaban ayının Araplar arasındaki eski adı ‘Azil’ idi. Araplar, Şaban ayına “şehrullâhi’l-muazzam”, “şehru’l-kerâme” ve “şehru’l-kasîr” de derler. Şaban ayı “şuhûr-ü selâse” denilen üç ayların ikincisidir. Şaban ayının en önemli hususiyetlerinden birisi de, Berat gecesinin bu ayın on beşinci gecesine tesadüf etmesidir. Berat gecesi; meleklerin inmesi, duaların geri çevrilmeyip kabul olunması gibi daha birçok hususiyete haiz olduğu için, içerisinde bulunduğu Şaban ayını da değerli kılmıştır.

İbn-i Mâce, süneninde, Şaban ayı ve özellikle Berat gecesi hakkında rivayet edilen şu iki hadisi kaydetmiştir:

“Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasına iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu, onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim!”

“Allah Teâlâ, Şaban’ın on besinci gecesi (Berat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.”(5)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ramazan ayını ibadet ve itaatle karşılama adına Şaban ayında diğer aylara nazaran daha fazla oruç tutardı. Hz. Üsâme (r,a.) anlatıyor: “Ey Allah’ın Rasûlü! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum, (sebebi nedir?)” diye sordum. Şu cevabı verdi: “Bu (Şaban ayı), Receb’le Ramazan arasında insanların gaflette bulundukları bir aydır. Hâlbuki o, amellerin Rabbü’l-âlemîn’e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini istiyorum.”(6)

Şaban ayı, İslâm tarihinde bazı önemli olayların gerçekleşmesi açısından da önemlidir. Bunlar hicretin ikinci yılında kıblenin Mescid-i Aksâ’dan Mescid-i Haram’a çevrilmesi ve Ramazan orucunun farz kılınmasıdır.

Dinimiz orucu, İslâm’ın ana rükünlerinden biri saymıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de eski milletlere de orucun farz edildiği rivayet edilir. “Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” âyet-i kerimesinde geçen “sizden öncekiler” cümlesinden maksat sadece Yahudi ve Hıristiyanlar değildir. Belki Hz. Âdem’den beri yeryüzüne gelen bütün insanlar kastedilmektedir. Zira dinler tarihi, hemen hemen bütün dinlerde bir nevi orucun varlığını ortaya çıkarmıştır.

Resulullah efendimiz, Şaban ayına çok değer verir ve “Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir” diye dua ederdi.

Âişe validemiz buyuruyor ki:
(Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.) [Buhari]

Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin, oruçluyken arz edilmesini isterim.) [Nesai]

Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) [Tirmizi]

(Şaban’da üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.) [Ey oğul ilmihali]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]

(Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.) [İ. Asakir]

Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, Bilhassa ilim öğrenmelidir. En kıymetli ilim, doğru yazılan ilmihal bilgileridir.

RAMAZAN AYI

Ramazan ayı; Kur’an ve oruç ayı olup, içerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini de barındırmasıyla izzet ve şerefi bir kat daha artan, Peygamberimiz (s.a.v.)’in “Ümmetimin ayıdır” diye vasfettiği, iyilik, tövbe, istiğfar ve sabır ayıdır.

Allah Teâlâ’nın düşmanı olan şeytan, Müslümanların oruç tutmalarıyla kahrolur. Çünkü nefsin arzuları onun vesvese ve hileleri için birer vesiledir. Yemek içmekle nefsin arzuları kuvvetlenir. Oruç, bu arzuları kırınca şeytanın insanı aldatması zorlaşır. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz bu hususa işaret ederek, “Şeytan, âdemoğlunun damarlarında, kan gibi dolaşır. Açlıkla onun yollarını daraltınız.” buyurmuştur. Allah Teâlâ’nın düşmanını kahretmekte Allah Teâlâ’nın dinine yardım etmek vardır. Allah’ın dinine yardım edene de, Allah Teâlâ yardım eder. Âyet-i kerîmede; “Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”(7) buyrulmuştur. Gayret ederek amel yapmak kuldan, sonra hidayet ve başarı ile mükâfat vermek Allah’tandır. Bunun için âyet-i kerimede; “Bizim uğrumuzda mücâhede edenlere elbette yollarımızı gösteririz.”(8) buyrulmuştur.

Şehvetler, şeytanların tuzaklarıdır. Şehvetine kapılan kimselere şeytanlar musallat olur. Şeytanların musallat olduğu bir kimseye cemâl-i ilâhî açılmaz ve Allah’a mülâki olmaktan mahrum kalır. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz, “Eğer şeytanlar, âdemoğullarının kalplerinde dolaşmasaydı, onlar gökler âleminin gizliliklerini görürlerdi.” buyurmuştur. İşte bu sebepten oruç, ibadetin kapısı, Cehennem’in ateşinden koruyan bir siperdir.(9) Bir hadislerinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadırlar: “Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır.”(10)

Orucun, manevî faydalarının yanı sıra maddî, bedenî faydaları da bilinen bir hakikattir. Peygamberimiz (s.a.v.); “Oruçlunun ağız kokusu kıyamet günü, Allah yanında misk kokusundan daha hoştur.”(11) buyurmuşlardır. Bazı tabipler bu kokuyu, sıhhat alâmeti görmüşlerdir. Onlara göre vücuttaki fazla maddeler, zayıflamış hücreler, zararlı birikimler açlık sebebiyle vücut tarafından yakılarak temizlenirler. Burna hoş gelmeyen bu koku, tabiri caizse ileride, kanser dâhil çeşitli hastalıklara sebep olabilecek zararlı maddelerin yakılmasından hâsıl olan dumanın kokusudur. Bunların oruçla yakılıp vücuttan atılması, sıhhat kaynağıdır, demişlerdir.(12)

Mübarek üç ayların gelişiyle tüm müminlerde Allah’a itaat ve ibadet hususunda gayret belirmektedir. Bizler de bunu fırsat bilerek tembelleşen nefislerimizi Allah’a ve Rasûlüne itaat yarışına sevk etmeli, nefis muhasebesi yapmalı ve itaat hususundaki eksiklerimizi telafi edebilmek için bu mübarek ayları vesile bilmelidir. Müslümanlar olarak bu ayları kulluk şuûru içerisinde, itaat ve ibadetle değerlendirebilirsek Cenâb-ı Hakk’ın ve Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in sevgi ve rızasını kazanmaya yol bulabiliriz.

“Allah’ım! Bize Receb’i ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur!”

Peygamber efendimiz, Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:
(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

(Ramazan ayı gelince, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]

(Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

(Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]

(Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]

(İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir.) [Taberani]

İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!

Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

(Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

(Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi]

(Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

(Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]

(Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi)

Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.


  Yorumlar

 
SevgiCafe Sohbet SiteLeri GurbetCafe Chat Kanali Bedava Chat CanLi Cet


Need For Speed Oyna, Need For Speed Oyunları, oyun oyunlar oyun oyna


Ata Demirel Eyvah Eyvah izLe Ata Demirel Full Eyvah Eyvah Seyret


cengiz kurtoglu son albümü indir cengiz kurtoglu full şarkıları tüm albümleri indir


Aysun Kayacı EvLeniyor


OnLine Roman Havasi DinLe Roman MuzikLeri indir Roman Radyo DinLe


Kek TarifLeri KoLay Kek TarifLeri Oktay Usta Kek Tarifi ResimLi


FatmaguLun Sucu Ne FuLL BoLumLeri izLe Son BoLum Seyret Yeni BoLum Hd izLe


Korkunc HikayeLer Korkutan Gercek HikayeLer +16 HikayeLer


En GuzeL Ask Siir DinLe indir Ask SiirLeri


 Sohbet Siteleri |  Chat Siteleri |  Avrupa Sohbet |  Avrupa Chat |  Sohbet Odaları |  Chat Odaları |  Sohbet Kanalları |  Chat Kanalları |  Canlı Sohbet |  Canlı Chat |  Sohbet Sayfaları |  Chat Sayfaları |  Çet Sayfaları |  Çet Siteleri |  Cet Siteleri |  Sohbet Sitesi |  Chat Sitesi |  Sesli Chat |  Chat Sohbet |  Çet Sohbet |  Aşk Sohbet |  Türk Sohbet |  Türkçe Sohbet |  Türk Yeri |  Gurbetçi Sohbet |  Almanya Sohbet |  Fransa Sohbet |  Hollanda Sohbet |  Kolay Sohbet |  Sevgi Siteleri |  Sevgi Sohbet |  Temiz Sohbet |  Güzel Sohbet |  Özlem Sohbet |  Sohbet Et |  Evlilik Siteleri |  Sohbet Yeri |  Sohbet Adresleri |  Bedava Sohbet |  Java Sohbet |  Arkadaşlık Siteleri |  Muhabbet Siteleri |  Kelebek Sohbet |  Site Map |  SiteMap.html | Sohbet Siteleri | Avrupa Chat | Chatrulette | Chat Siteleri | Avrupa Sohbet | Sohbet Sohbet